Fark Ederek Yaşamak

Nefes aldığımız, hayatta olduğumuzu kimse inkar edemez bu satırları okuyabiliyorsak. Kalbimizin attığını, akciğerlerimizin çalıştığını; kısaca vücudumuzun az çok güzel bir şekilde açıkça ortada. Kimisininki kusursuz, kimsininki çok da keyif vermeyerek yaşatır.

Kusursuz yaşamak derken, organların doğru çalışması ve homeostazi’nin sağlanmasından bahsederiz. Her zaman kusursuz olacak diye bir kaide yoktur, diyelim ki muhteşem bir vücuda sahibiz, insanoğlu boş durmaz ve hemen başına sorun çıkarmayı bilir. Sorun olmadan, daha doğrusu uğraş olmadan insanoğlu yine sıkılır, şikayet eder. Şikayet etmemiz gereken bir olgu eksikliğinde, kendimizi olur olmadık işlere, alışkanlıklara adarız. Bundan ötürü zor durumlar, insan olduğumuzu fark edebileceğimiz en iyi anlardır.

Zor durum dediğimiz, her an olabilir. Zor durum nesnel olarak tanımlanmamalıdır. Zor durumun tanımı ve doğal olarak ona olan cevap kişiden kişiye çeşitlilik göstermektedir. Bu özellikten ötürü her çeşit an zor durum kategorisine girebilmektedir. Zor durum, biz insanların en belirgin özelliğini, zaaf sahibi olmamızı gösterebilir. Zaaflarımızda kendimizi yada bir insanı fark edebiliriz, onu anlayabiliriz.

Zaaflardan ve her an olabilmesi mümkün zor durumlardan faydalanmak, bunu lehine çevirmek kişiye bağlıdır. Kendini ve hayatı iyi tanıyan kişi, bunu hakkıyla yapabilir. Kendini tanımak aslında fark ederek yaşayabilmektir. Kendini, hayatı, çevresini fark edebildiğinde o kişi ancak gerçekten yaşadığını hissedebilir. Sözde yaşamaktan ayrıdır gerçekten yaşamak; yaşamı, çevresini, sevdiğini hissedebilen insan gerçekten yaşayabilir. Bir çevremize bakınalım, bir çok kişinin “sözde yaşadığını” kolayca fark edebiliriz. Sözde yaşadıklarını gösterebilen en kolay unsur bazı olguları düşüncesizce kabullenmedir. Neden yaptıkları işi yaptıklarını anlayamazlar, neden tatile çıkmak istediklerini anlayamazlar ve en acısı, neden sevdiği kişiyi sevdiğini anlayamazlar. Bunun sevgide, aşkta görülmesi en üzülecek kısımdır.

Kısacası, fark ederek yaşamak ne yaptığını bilmek ve en önemlisi neyi neden sevdiğini bilmektir. Olduğu için sevmek, hayatın güzellikleri karşısında gözümüzün önüne büyük bir perde indirir. Bu dünyadan fark ederek yaşayıp geçmek için, her anımızı kendimizi keşfetmeye yönelik emek sarf etmeliyiz. Kendimizi tanımadan çok geç olmaması için, en önemlisi yaşlılıkta kişiyi kara bir bulut gibi saracak pişmanlık duygusunu hissetmemek için, anlamlandırmalıyız bu hayatı.

Ali Rıza Sasani

5 1 vote
Makaleyi Puanla
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments