Bestecilerle Alakalı 5 İlginç Bilgi

Herkese merhaba. Bu haftaki yazımda sizlerle, geçen haftalarda başlattığımız ‘ Besteciler Hakkında ‘ serisinin 2. bölümünü konuşacağız. Bugünün kahramanları sırasıyla Beethoven, Scriabin, Wagner, Chopin ve Mozart. Bu bestecilerle ilgili bilmediğinizi düşündüğüm 5 bilgi derledim. Tabi ki biliyor olma ihtimaliniz de bir hayli yüksek. Bu sadece benim varsayımım. Benim için en önemli şey sizin 1 bilgi, 1 yeni şey öğrenmeniz. Bu sebeple skalayı geniş tutmaya çalışıyorum bilgi serilerinde. Bu sefer klasik ve romantik dönemden konuşuyor olacağız. İstiyorsanız daha fazla vakit kaybetmeden hemen yazımıza geçelim. İlk sıradaki bestecimiz Beethoven!

Ne Demek Koro Kullanılmaz?

Beethoven klasik müziğin dönüm noktasıdır. Romantik dönem ve çağdaş dönem olarak adlandırılan dönemlerdeki özgürlük Beethoven ile yavaş yavaş klasik müziğe girmeye başlamıştır. Beethoven tam bir yenilikçi ve liderdir. Beethoven’ın zamanına kadar sonatlar ‘ genelde ‘ 3 bölümlü yazılırdı. Özellikle Mozart piyano sonatlarının babasıdır ve yazdığı sonatlar 3 bölümlüdür. Beethoven ise bir sonatın 5-6 dakika kadar sadece 2 bölümden oluşabileceğini klasik müzik dünyasına tanıtan kişidir. Tanıtmak konusunda Scarlatti de deniyor fakat Beethoven’ın ünlendirdiği kesin.

Beethoven’ın bir önemli liderlik özelliklerinden birisi Re Minör tonunda yazmış olduğu 9 numaralı senfoni ile karşımıza çıkar. 9 numaralı senfoni ‘ Koral ‘ ismini taşır ve senfoni içinde insan sesleri vardır. Bu türünün ilk örneğidir. Beethoven’a insanlar ‘ Senfoni’de koro mu olur canım? ‘ dediklerinde ‘ Ben dersem, olur! ‘ diye yanıt vermiştir adeta. O ne derse o! Beethoven bu eseri ile oldukça ünlenmiş ve zamanında hiç de azımsanmayacak kadar zengin olmuştur. Komşuları bu eserin besteleniş zamanında oluşan sesten oldukça rahatsız olduklarını söylemişlerdir. Bu da bir diğer ilginç bilgi. Beethoven’ın sağır olduğunu ve duymasının zor olduğunu düşünürsek piyanoya kontrolsüzce bastığını söylemek zor olmaz.

Biri Tanrı Mı Dedi? Buyurun Nasıl Yardımcı Olabilirim?

Scriabin aslında Rachmaninoff ile aynı üniversiteden mezun olan iki arkadaştı. Rachmaninoff hep 1. olur Scriabin ise arkasından hep 2. olurdu okulda. İki besteci sizin de iyi bildiğiniz üzere çok ama çok farklı yerlere yöneldiler. Scriabin hayatının sonlarına doğru akıl sağlığını da kaybetmeye başladı. Bestelediği eserin onun belirlediği bir dağda çalınması halinde kıyametin kopacağını iddia etti. Mektuplarda kendisini ciddi ciddi Tanrı olarak nitelendirdi. Wagnerde de gördüğümüz bu özellik Scriabin’de de hayatının sonlarına doğru ortaya çıkmıştır. Scriabin o eseri tam olarak tamamlayamamıştır. 2 saate yakın müziktir. Oldukça derin olan bu eser Scriabin tarihçilerine göre Scriabin’in kendi sonu olmuştur.

J. S. Bach Mı? İşte Yaramaz.

Wagner oldukça sert bir üslupla Bach’ı kötülerdi. Mektuplarında Bach’tan ‘ 5 para etmez sefil orgcu ‘ diye bahsediyordu. Bach’ın müziğini asla sevmez ve klasik müziğe hiçbir katkısı olmadığını savunurdu. Ayrıca deminki yazıda da dediğim gibi kendisini tanrı olarak tanıtma özelliği bu bestecide de vardır. Her ne kadar Bach ile ilgili söyledikleri oldukça yanlış olsa da ( genel görüş ) kendisinin oldukça büyük bir devrimci olduğunu hatırlatmakta fayda var. Alman ekolünün en büyük geliştiricilerindendir. Kendi sistemini kurmuş ve operada adeta çağ açmıştır. Gördüğünüz operalar 4-5 saatlik müziklerdir. En ünlü operalarından birisi Valkür operasıdır. Ayrıca Wagner operaları zamanında bu kadar uzun olmasına rağmen keyifle dinleniyordu.

Chopin: Tüm Eserlerimi Yakın!

Büyük Polonya’lı romantik Frederic Chopin’in Fransa’da Paris’te ölmeden önce ablası yanındaydı. Ablası Chopin’in vasiyetlerini almak istediğinde Chopin 3 şey söyledi: ” Cenazemde Mozart’ın Requiem’i çalsın. ” ” Kalbimi ben öldükten sonra çıkartıp Polonya topraklarına gömünüz. ” ” Ölümüm sonrası yayınlamadığım tüm eserleri yakınız. ”

Görüleceği üzere Chopin’in son vasiyetleri bunlar. İlk ikisini konuşmak isterdim fakat şimdilik konumuz bu değil. Chopin’in üçüncü vasiyeti yerine getirilmedi. Ablası Ludwika Chopin bu vasiyeti yerine getirmeye vicdanının el vermediğini söyleyerek elinden geldiğince tüm eserleri yayınlattı. Bunlar içinde Mazurka’lar, Vals’ler, Prelüd’ler, Noktürn’ler vardı. Bazı eserler yakıldı bazıları kayboldu ama çoğu kurtarılabildi. Günümüze kadar onlarca Mazurka kayıptır. Mektuplarda bahsedilen bu eserler genelde hiç bitirilmemiş ya da sonradan vasiyet üzerine yakılmıştır. Ludwika, sonradan fikrini değiştirdi çünkü.

Ters Düz Fark Etmez Çalın Siz!

Mozart’a geldik. Bu besteci harbiden çok garip. Ayna Düet’i diye bir eseri var. Bu eser 2 keman için yazılmış. Fakat şöyle bir sorun var tek satırda 2 sol anahtarı var ve birisi notaları tersten okuyor. Yani kemancılar karşı karşıya duruyorlar ve birisi notayı düz okuyor birisi ters fakat Mozart olayı öyle bir ayarlamış ki mantıklı ve armonik melodiler çıkıyor ortaya. Oldukça dahiyane işi olan bu eser klasik müzik repartuarında oldukça ilginçtir. Ufak bir bilgi daha, Mozart’ın yazdığı bir ‘ Müzikal Şaka ‘ vardır. Mozart eseri oldukça ilginç ve tatlı melodiler içinde götürürken bir anda final akorlarında enstürmanları oldukça saçma tonlara transpoze eder ve eser oldukça ‘ yanlış ‘ biter. Yine de Mozart’ın yazarken kahkaha attığını duymak çok da zor olmasa gerek.

Son Olarak:

Evet, geldik bir yazının daha sonuna. Sizinle birlikte bestecilerle alakalı 5 bilgi paylaştım. Umuyorum ki yazı hoşunuza gitmiştir. Sizinle bir sonraki hafta çarşamba ‘ Çarşamba Yazıları ‘nın yeni bir bölümünde görüşmek üzere!

SÖZÜ GEÇEN BESTECİLERİN ESERLERİ:

5 1 vote
Yazıyı Puanla
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments