Edvard Grieg: Kuzey’in Chopin’i

Bugün sizlere bu aralar favori bestecim olan Edvard Grieg’den bahsedip, onun en sevdiğim eserini inceleyeceğiz.

Grieg, belki en popüler besteciler arasında olmasa da Kuzeylerin Chopin’i denecek kadar büyük eserler yazmış bir besteci. 1843’te Norveç’in Bergen kentinde doğan besteci kendi ülkesi için büyük önem taşıyor. Sibelius Finlandiya için neyse Grieg de Norveç için o diyebiliriz. Hayatına iki yüzden fazla eser sığdıran bu bestecinin mutlaka birkaç eserine denk gelmişsinizdir. Reklamlardan filmlere kadar birçok alanda eserleri sık tercih edilen bir besteci.

Grieg’i zaten ufak bir arama ile daha çok tanıyabilirsiniz. Ben ise yazımda sizlere onun hakkında daha ilgi çekici şeyleri anlatmak istiyorum. Konserlerinde sadece kendi bestelerini çalmaktan hoşlanan Grieg’in şanslı bir oyuncak kurbağası vardı. Solist veya şef olarak sahneye çıkmadan önce bu kurbağayı şans getirsin diye cebine koyup okşardı. Daha komiği Grieg’in masasında onun iyi geceler demeden asla uyumayacağı oyuncakları vardı. Kırmızı oyuncak bebek, ağzında dört yapraklı yonca olan bir domuz ve şanslı kurbağası. Bunlardan daha eğlencelisi Grieg “yeşil adamına” atıfta bulunarak 20.000’den fazla mektup yazdı.

Bir gün Oslo’da büyük bir konser verecek olan Grieg, sadece kendi eserlerini çalmayı düşünürken daha sonra bunu değiştirip listenin sonuna Beethoven’dan bir eser ekledi. Daha sonra Grieg’in peşini bırakmayan bir eleştirmen bu konser için, özellike son eser için gülünç ve kabul edilemez olduğunu söyledi. Grieg bunu duyunca eleştirmeni aradı ve “Ben Beethoven’in ruhuyum, Grieg’in konserinde çaldığı son eseri ben besteledim!” dedi. Einstein’a çok benzeyen bu bestecinin çok sevdiğim bir eseri ile yazıyı bitirelim.

(Soldaki Grieg, sağdaki Einstein)

‘Solveig’in Şarkısı’, Grieg (Peer Gynt)

  • Karakter adı: Solveig
  • Rolü: Peer Gynt’ün aşık olduğu kız.
  • Ses tipi: Soprano
  • Sahne: Solveig, aşık olduğu adam olan Peer Gynt’ü yıllar geçmesine rağmen hala, geri döneceğine inanarak beklemektedir. Çünkü, Peer gitmeden önce Solveig’e geri döneceğine dair söz vermiş ancak macerasına devam ederken Solveig’i tamamen unutmuştur…

Bu kış da, hatta bahar da gelip geçebilir,
Yaz günleri bir bir solup, bu yıl da nihayete erebilir…
Ama ben bilirim ki sen bir gün mutlaka bana geri gelirsin.
Ve ben, tıpkı bir zamanlar söz verdiğim gibi
Hala burada seni beliyor olurum…

Tanrım seni gözetsin;
Her nereye düştüyse yolun, suda ya da karada…
Tanrım sana iyi baksın;
Eğer ki hala onun dizinin dibindeysen, yani dünyada,
Sen gelene kadar burada bir başıma beklerim ben,
Eğer ki göklerde bekliyorsan,
O vakit seninle orada buluşurum, bizzat…

Şarkıyı dinlemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

5 3 votes
Yazıyı Puanla
3 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments