Müzikte Nüanslar

–>Herkese merhaba. Bu haftaki yazımda sizinle konuşmak istediğim konu müzikteki nüanslar ile ilgili. Bu konuyu seçme sebebimi kısaca anlatacak olursam durum şöyledir: Ben dışarıdan müzisyenleri gözlemlediğim kadarıyla, özellikle amatör şekilde hobi amaçlı yapanları, bir şey farkettim. Bu farkettiğim şey aslında nootada yazan çoğu terimi anlamadan geçtikleriydi. Evet p yazan yerde hafif çalmak f yazan yerde güçlü çalmak da doğrudur fakat bestecilerin eser içinde duygularını nasıl açığa vurduklarını bazen de nüasnlardan öğreniriz. Bu yazıyı genelde hobi amaçlı müzik yapan ve teorik bilgisi çok olmayan müzisyenler için yazmak istiyorum. Zaten profesyonel anlamda yapan müzisyenlerde bir müzik sözlüğü bulunduğu gibi bir de üzerine ders de aldıkları için burada anlatacağım temel nüasnlar onlar için yeni bir konu ollmayacaktır diye düşünüyorum. Nüanslara geçip nüansları aççıklamadan önce bunlara ne zaman ihtiyaç duymaya başladık, nüans nedir ne değildir bence bunu anlamamız yararlı olacaktır. Klasik müzik içinde baktığımızda barok dönem ve öncesinde zaten inanılmaz ilkel olan piyanolar, kemanlar bu nüanslar için yeterli değillerdi. Bugün piyanoda gördüğümüz fortissimolar, pedal işaretleri kemanda gördüğümüz vibratolar gibi ifadeler o dönem için çok ilkeldi hatta bazen yoktu bile. Zaten klasik müziğin babası Johann Sebastian Bach piyano için hiçbir eser vermemiştir. Şuanda çalınan tüm eserler Bach’ın o zamanki ‘ Klavyeler ‘ için yazdığı eserlerin piyanoda çalınmış halleridir. Pedalın olmadığı ( Org pedallarından bahsetmiyorum. ) ilkel piyanolarda sesleri tutmak için ellerin çok zorlanması Füg gibi türleri o zaman için inanılmaz geliştirmiştir. Bugün günümüzde özellikle öğrencilerin zorlandığı bestecilerden birisi olan Bach’ın zor olmasındaki bir sebep de budur bence. Pedal yardımı olmadan tüm o sesleri parmaklar ile tutmak bir süre sonra elin çok farklı şekillere girmesine neden olabilir. Kontrpuam tekniğinin zirveye çıktığı bu dönemden sonra pedalın hayata girmesiyle çoğu besteci bir daha J.S.Bach gibi füg yazamamıştır. Bugün de hala en büyük besteci olarak bilinen besteci Bach olduğu gibi genel kabul gören en büyük Füg bestecisi de yine Bach’tır. Frederic Chopin’in 1 tane yazmaya bile cüret edemediği Füg türünde 48 tane ana eser vermiştir. ( Küçük Prelüd ve Fügler albümünü sayarsak daha da fazla olur. ) Kısaca konuya geri dönecek olursak bu nüanslar zaten var olan terimler değildi. ( Bazıları ) Pek fazlası ile yeni yeni tanıştık. Hatta burada bahsedilmeyecek olan o kadar fazla nüans olacaktır ki bunların hepsini yazmak bir ansiklopedi kadar uzun sürebilir. Özellikle Franz Liszt ile başlayanbu şovculuk, serbestçilik ve öznellik bestecilerin yepyeni nüanslar üretmesine sebebiyet verdiği gibi emperyonist dönemde iş iyice çığrından çıkmış ve besteciler tempolara, nüanslara çok ama çok daha farklı isimler vermeye başlamıştır. Bu 20 temel nüanstan isterseniz hemen ilk 10 tanesini açıklayalım. Bu ilk 10 tane nüans sesin yüksek, alçak, hafif, derin olmasıyla alakalı nüanslar olacaklar. Daha fazla vakit kaybetmeden hemen bu nüansları yazalım:

1) Forte ( f ): Müzikte kullanılan en yaygın nüanslardan birisi forte’dir. Güçlü çalmak annlamına gelir ve bu işareti gördüğümüzde müzisyenler olarak biz, sesi arttırmamız gerektiiğini, etkiyi güçlendirmemiz gerektiğini anlarız. Piyano’nun illk ismini almasında da rolü olan forte aslında piyanonun özelliğinden türemiştir. Piyanoforte ismine sahip bu tuşlu çalgıı hem ‘ Forte ‘ hem de ‘ Piyano ‘ çalabilinen bir enstürman olduğu için ismi böyledir. Haliyle bu da bir güçlü bir de sessiz ses çıkarmak demek oluyor. Barok dönemdeki klasenlerde ne basarsanız basın aynı sesi elde ederdiniz. İsterseniz klavsenin üzerine oturun isterseniz tüy dokundurun ses aynı çıkardı.
2) Piano ( p ): YYine müzikte kullanılan en yaygın nüanslardan birisi de piyanodur. Sessiz ve hafif çalmak anlamına gelir. Sebeplerini üstte ‘ Forte ‘ bölümünde anlattım oradan yeniden okuyabilirsiniz.
3) Fortissimo / Pianissimo ( ff / pp ): Bu tür yazımlardaki amaç etlkiyi arttırmaktır. İki tane forte yan yana görülüyorsa bu çok daha büyük bir ses ve etkinin çıkmasını bildirmek içindir. Piyano’dan iki tane varsa tam tersi. Ayrıca sondaki -issimo eki de nu etkiyi katlamak için kullanılır.
4) Fortepiyano ( fp ): Bu tür yazımlar genelde akorun ya da belli bir sesin yüksek çalınmasını isteyen fakat sonrasında hemen piyanoya geçmek isteyen besteciler taradından kullanılır. Yani spesifik sadece bir yer için f koyup sonra p koymak yerine fp koyar besteciler. Bu şekilde müzisyenler olarak sadece o spesifik akor için forte kullanıp sonradan hemen piyanoya düşmemiz gerektiğini anlarız.
5) Sforzando ( sf ): Bir anda yükselmek demektir. Forte kullanılarak oluşturulan akorlar ya da pasajlar güçlü bir etkiye sahiptir fakat ani değillerdir. Sforzando ifadesi tıpkı bir sürpriz gibidir. Bir anda Forte’ye çıkmayı bildirir. O pasaj ya da akor izleyicinin dikkatini çekmelidir.
6) Kreşando ( < ): Sesin gittikçe artması gerektiğini vurgular. Sesi piyanodan forteye adım adım çıkarmaktır bir nevi. p < f şeklinnde bir yazımda ( kaç ölçü boyunca devam ediyorsa çizgi ) ölçü sayısı içinde o ses aralığını paylaşmak gerekir. Yani atıyorum ki 10 desibel piyano olsun 20 de forte. 10 ölçü var kreşando yapmam gereken her çölçüde 1 arttırırsam ben bunu başarırım fakat burada dikkat etmemiz gereken nokta her ölçüde sesin artmasıdır. Yani 2. kreşando ölçüsü 1’den 5 4’ten 9 8’den sesli olacaktur. 7) Dekreşando ( > ): Aslında üstte açıkladığım durumun tam zıttıdır. Sesin gittikçe daha da hafiflemesi anlamına gelir.
8) Vibrato ( vibrato… ): Sesin ses derecesinden çok derinliğini etkiler bu nüans. Piyanoda manuel olarak mümkün değidir. Kemanda ise tellerin dinamiğinden yararlanılarak sese derinlik kazandırılır. Kemanı el ile titretme sonucu sesin yalpalı bir şekilde çıkması esere hoşluk katar. Hilary Hahn gibi keman sanatçıları Bach gibi müzisyenlerde de vibrato tercih etse de çoğu kemancı tercih etmmez. Bach’ı pedal ile çalmaya benziyor diyebiliriz.
9) Vurgu / Aksan ( < ): Notaların pasaj içerisinde vurgulu çalınmasını söyleyen müzik terimidir. Bakıldığında müzikte bazen bazı notaları daha vurgulu duymak isteyebiliriz. Bu eserlere Rachmaninoff’un 2. Piyano Konçertosu başındaki o kalın Fa – Do – Sol notaları örnek verilebilir. Bu durumu nota başına F yazmadan göstermek için böyle bir yönteme başvururuz. Buna da vurgu ya da aksan adını veririz.
10) Puandorg ( . ): Eserlerin özellikle sonlarında karşımıza çıkan puandorg işareti bize puandorgun geldiği ses veya sesleri normal süre değerinin 2 katı kadar uzatabileceğimizii söyler. Siz 2 vuruşluk bir notayı 4 vuruş gibi çalabilirsiniz. 3 Vuruş da çalabilirsiniz. Maksimum 4 olur ama. Ayrıca Puandorg terimi çeşitlidir. Bazıları 6 kat uzatır bazıları 1.5 kat bazıları 1.25 fakat onlar çok kullanılmaz. Standart puandorg içinde nokta olan ters u gibi düşünülebilirken diğerleri yarım dikdörtgen ya da üçgen şeklinde olabilir fakat eserlerde çok ama çok nadir karşımıza çkar.

–>10 tane müzik nüansını yazdığımıza göre sırada bir diğer kategori var. Hissiyat. Bazen besteciler tempolarda ya da pasajlarda kendi hissettiklerini müzisyene aktarmak için geleneksel olmayan yöntemler kullanırlar. Mesela hızlı bir eser için Allegro yeterlidir yada daha hızlı eserler için Vivace ya da Presto. Fakat besteciler hissiyatlarını tam olarak vermediğini düşündüğü bu kavramlara yeni sözcükler eklediler. Bunlardan bazıları ‘ Non Tanto ‘ ‘ Non Troppo ‘ ‘ Cantabile ‘ gibi sözcüklerdir. Özellikle Beethoven rüzgarlarının estiği o muhteşem romantik dönem köprüsünde bunları oldukça görecek, romantizmde ise doruğa çıkacağızdır. Liszt, Frederic Chopin, Schumann, Clara, Schubert, Tchaikovsky, Rachmaninoff gibi oldukça romantik besteciler bu tür kelimelere sonradan ihtiyaç duyacaklardır ve bu kelimeleri müziğe bir daha çıkmamak üzere işleyeceklerdir. İsterseniz 10 tane önemli olduğunu düşündüğüm terime bakalım hep birlikte! Bu terimler tempo, hissiyat karışık şekilde sıralanacaktır.

1) _____ non troppo: Bakıldığında bir tempo terimidir ve temponun hassasiyetini ayarlamak için kullanılır. Çok fazla değil anlamını taşır. Bu şu demektir ki belirlenen tempo, örneğin Allegro olsun aslında istenilen kadar çalınmamalıdır. Allegro non troppo ifadesi Hızlı ama çok da değil anlamını taşır. Aynı şekilde Grave non troppo da Çok yavaş, ölü bir şekilde ama çok da değil anlamını taşır.
2) Sostenuto: Bu terim genelde ağır ve lirik eserlerde karşımıza çıkar. O eserin derinliğini ve güzelliğini vermek için tempo başında kullanılır. ” Derin bir biçimde, melankolik ” anlamına gelir. Bu terimin kullanıldığı eserlere Chopin’in Re Bemol Majör Prelüd’ü örnek verilebilir.
3) Smorzando ( smorz… ): Özellikle çok derin ve ağır eserlerin finallerinde kullanılan bu terim ‘ Ölerek ‘ anlamına gelir ve ciddi olarak parçanın yavaşça ölmesini işaret eder. Bu eserlerden birisi Frederic Chopin’in Mi Minör Prelüdü’dür.
4) Stretto: Bu terim belirli bir pasajda hız değişikliği yapılmasını istemek için kullanılır. Parçanın orijinal tonu varsayalım ki Moderato ise besteci spesifik bir kısımda Allegro yazmaadan sadece o 1-2 ölçüyü Stretto diyerek hızlandırabilir. Stretto git gide hızlanarak anlamına gelmektedir.
5) Pesante: Özellikle büyük melankoli içeren, küçük formların büyük eserlerinde karşımıza çıkar. Tutku dolu, tutkuyla anlamına gelen müzik terimidir. Chopin’in Sol Minör Balad’ının ilk ölçüsünde rastlayabilirsiniz bu terime. Pesante aynı zamanda Romantik dönemin de simge terimlerinden birisidir.
6) Ritardando: Stretto’nun tam zıddıdır. Gittikçe yavaşlayarak anlamına gelir ve parçanın ortalarında ya da sonlarında kullanılır. Yeni bir tempo ismi ile aniiden hızı düşürmek yerine besteciler böyle bir yol ile eseri yavaşlatıp enerjiyi düşürebilirler.
7) Legato: Notaların bağlı olarak çalınması demektir. Pedalın işlevini yapar diyebiliriz. ( Aynısı değil, benzer ) Notaları arada kesilme olmadan tam vuruş değerlerinde çalmaya verdiğimiz addır legato. Bunun da tam tersi non legato’dur Bu terim de isminden kolaylıkla anlaşılacağı üzere legato olmadan çal anlamına gelir ve legato yapılmasını istemediği durumlara koyar besteci.
8) Con Brio: Canlılık ve ruh ile demektir. Beethoven’ın 5 numaralı Kader Senfoni’si buna örnek verilebilir. Arkasındaki tempoyu güçlendirmek için kullanılır. Allegro con brio = Canlılıkla, ruhla, hızlı şekilde demektir.
9) Staccato: Notaların vuruş değerlerini kesik olarak çalmaya verilen isimdir. Zıplatma olarak da ismi geçer. Bir notanın vuruş değeri kadar kesik çalınmasıdır. Notalar özellikle bilek hareetiyle zıplattırılır bu da notaya kesik ama tatlı bir tını katar. Beethoven’ın Mi Bemol Majör Eccosaise’si ya da Liszt’in Mi Majör, Paganini Etüdü bu terimin yoğun kullanıldığı eserler olarak karşımıza çıkmaktadır.
10) Poco piu mosso: Biraz daha hızlı anlamına gelen müzik terimidir. Tchaikovsky’nin The Seasons: June Barcarolle adlı eserinde de kullanılan bu terim stretto’nun biraz daha zayıf halidir ve git gide anlamı içermez. Hız çok az miktarda arttırılır sadece. Bu terim de Poco piu mosso olarak sözlüklerde yer edinmiştir.

–> Bu terimlerin çoğu İtalyancadır. Müziğin dili de notaların yanında İtalyancadır bir bakıma. İtalyanca bilen bir müzisyen çok rahat bir şekilde anlayabilir yazılan terimin ne olduğunu tabi bazılarını anlayamaz ama çoğunu anlar. Siz bu terimlerin daha da fazlasını istiyorsanız açıklamalı hallerini, bir müzik sözlüğü edinmenizi öneririm. Bu yazı sadece nüanslar nedir? Amaçları nedir? Nasıl yazılır? gibi soruları cevaplayıp 20 tane de örnek vermek üzerine yazıldı. Tabi ki bir sözlük kadar detaylı olmasa da merakınızı aldığını düşünüyorum. Haftaya bir başka yazı ile yeniden görüşünceye dek hoşçakalın, müzikle ve sevgiyle kalın!

0 0 votes
Yazıyı Puanla
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments